Diyafram, Enstantane ve ISO üçlüsü arasındaki ilişki, fotoğraf dünyasının en büyük gizemlerinden biridir 🙂 

 

Mümkün olduğunca basit bir dille anlatalım… 

DİYAFRAM (Aperture)

Sensöre düşen ışık miktarının ne kadar geniş veya dar bir aralıktan objektif yardımı ile makinaya gireceğini belirler.

Parlak ışıkta geniş (örneğin f/1.4), az ışıkta dar (örneğin f/16) diyafram aralığı kullanmak gerekir.

f değeri arttıkça fotoğraftaki alan derinliği, f değeri düştükçe fotoğrafın keskinliği artar.

Örneğin f/16 ile çekeceğiniz bir manzara fotoğrafında, f/1.4 ile çekeceğiniz fotoğrafa göre fotoğrafın daha çok alanı keskin olacaktır. Ancak f/16 ile çektiğiniz fotoğraftaki alan derinliği daha az olacaktır.

ENSTANTANE (Shutter Speed)

Diyaframla belirlenen aralıktan giren ışığın, ne kadar süre ile sensör üzerinde kalacağını belirler.

Parlak ışıkta düşük (örneğin 1/500), az ışıkta yüksek (örneğin 1/4) enstantane kullanmak gerekir. 

Değişik bir örnekle açıklayalım: Eğer gökyüzündeki bir jet uçağının fotoğrafını çekmek istiyorsanız düşük, bir kaplumbağanın fotoğrafını çekmek istiyorsanız yüksek enstantane kullanın. 

ISO

Sensörün, gelen ışığa karşı ne kadar hassasiyet göstereceğini belirler.

Parlak ışıkta düşük (örneğin 100), az ışıkta yüksek (örneğin 3200) ISO değeri kullanmak gerekir, ancak gereğinden fazla ISO fotoğrafta kumlanmaya neden olur.

Mükemmel ISO değeri nedir? 

Öyle bir değer yoktur 🙂 ISO değeri, ışığın dışında ayrıca makinenize, kullandığınız lense ve neyin fotoğrafını çektiğinize göre değişir. Deneme yanılma yoluyla o anki en uygun ISO değerini bulmanız gerekir.

Genellikle 100-200 ISO güneşli, aydınlık dış mekân fotoğrafları,

400 ISO bulutlu, kapalı havadaki dış mekân fotoğrafları,

800 ISO flaşsız iç mekân fotoğrafları,

1600 ve üzeri ISO ise gerçekten az ışığın olduğu ortam fotoğrafları (sahnede resital veren çocuğunuzun 🙂 ) veya gece fotoğrafları için idealdir.

 

Aynı kareyi, her üç değeri her defasında değiştirerek tamamen farklı şekilde yakalayabilirsiniz. İş tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış…

By İLHAN EROĞLU